BOKSLOG
1 Haziran 2012 Cuma
Edwin Valero ve aşırı acıklı hikayesi
Her ölüm erkendir, kabul. Cemal Süreya' ya itirazımız yok ama bazılarınınki daha çok yakar içi. Azrail' in gözdesi olurlar, kısa hayatlarına en büyük sevgileri, en büyük acıları, en büyük dostlukları, en büyük başarıları ve en büyük hataları sığdırabilmis kişiler.
Edwin de çok farklı bir hayat yaşamadı aslında 30 yılı bulmayan ömründe. 12 yaşında boksa başlayıp, profesyonel olduktan sonra ilk 18 maçının tamamını 1. raundlarda nakavtla kazanarak erişilmesi zor bir rekora imza attı. Gerçi rekor Tyrone Brunson tarafından daha sonra kırıldı ama bu başka bir yazı konusu. Venezuella' nın zorlu mahallelerinden birinde çocukluğunu geçiren Edwin, amatör zamanında ciddi bir motorsiklet kazasında başından yaralandı. Hatta bu beyin hasarı Amerika' da boks yapmasına engel oldu. Konsey MR raporlarına bakıp kalıcı beyin hasarı ihtimali yüzünden lisans vermeyince 2004 ten itibaren uzakdoğu ( özellikle Japonya) ve ülkesinde maçlara çıktı. Featherweightde önüne çıkan herkesi ilk raundda nakavt etti. 19. maçta nakavtı 2. raunda bırakınca seri bozuldu. 2009 da ise Kuzey Amerika topraklarına geri döndü. Bırakın beyne darbe almayı, ringde sadece bir maçta 10 raund kaldığından olacak ki konsey, ''verin abi adamın lisansını'' dedi. ABD dönüşü lightweight de dövüşen Valero son maçında şu anki kemerin sahibi Meksikalı Antonio DeMarco' yu hem de Meksika' da 9. raundda perişan edene kadar yaptığı 27 profesyonel maçın tamamını nakavt ile kazandı.
Alkol ve uyuşturucu ( özellikle kokain), hayatının çok erken döneminden itibaren yol arkadaşıydı Edwin' in. Hiç de inkar etmedi. Onu tanıyanlar çocukluğundan beri hep hırçın ve inatçı olduğunu söylediler. Bu durum ringde çok işine yaradı ama özel hayatında önemli hatalar yapmasına neden oldu. Göğsünün orta yerine Venezuella Devlet Başkanı Chavez' in dövmesini yaptıracak kadar tutkuyla sevebilen bir adamdı, belki de fazla tutkulu. Önce 2009 da bir adama, karısı ve kızkardeşine saldırdığı için tutuklandı. İddialara göre sebep kan davası idi. Sonra Mart 2010 da karısı Jennifer' a şiddet uyguladığı için tutuklandı. Genç kadının akciğerinde ve başında ciddi hasar olduğu tespit edildi ama önce Edwin, sonra da karısı bunun bir kaza olduğunu ve karısının merdivenlerden düştüğünü iddia ettiler. Ancak hastane kayıtlarına göre Jennifer daha önce de benzer sebeplerle tedavi görmüştü. Bunu üzerine Edwin, 6 ay psikiyatrik tedavi şartı ile serbest bırakıldı.
Featherweight iken bir süre rakipsiz kaldı, kimse ona karşı ringe çıkmak istemedi. Bir ara 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tam 4 maça çıktı ve toplamda sadece 14 raund dövüştü. Lightweighte çıktığı ilk maçta o zamanki şampiyon- ve hala önemli bir boksör olan- Kolombiyalı Antonio Pitalua' yı 2. raundda nakavt etti. Sonraki 2 maç onun kariyerinin son 2 maçı oldu. Belki biraz daha ağırdan aldığından, belki de bir üst sıklette zorlandığından olacak son 2 maç toplam 16 raund sürdü -az önce zorlandı dedim galiba-. İki maç da RTD ile bitti. Çok süratli, güçlü, dayanıklı, her iki yumruğu da eşit güçte, mucizevi bir boksördü. Herhangi bir maçını izlerken bu spordan aldığınız keyfi katlayacak bir sporcuydu.
Son maçından sadece 2 ay sonra, 18 Nisan 2010 da 24 yaşındaki karısı Jennifer bir otel odasında ölü bulundu. Valero tutuklandı ve suçunu itiraf etti. Güvenliği ve polisi kendi aramıştı. Sorgulamada hiç konuşmadı. Hapisanede geçirdiği tek günün sabahında hücresinde üzerindeki kıyafetle kendini astı.
Haber Turu, klişenin dibine dibine..
Uzun süredir genel yayın yönetmeni olarak yapmayı planladığım ve yazar ve muhabir arkadaşlarımla paylaştığım haber turuna başlıyoruz..
İlk haber biraz üzücü. Paul Williams Atlanta' da geçirdiği motorsiklet kazasında omurgasından ciddi biçimde yaralandı. İlk haberlere göre vücudunun sol kısmı felç olan Amerikalı boksör geçtiğimiz günlerde ameliyat oldu. Eski WBO welter şampiyonu Williams' ın boks hayatı ne yazık ki bitmiş olabilir.
Daha üzücü olan haber aslında biraz da beklenen bir kayıp haberi. Eski şampiyon Johnny Tapia hayatını kaybetti. 5 farklı sıklette kemer sahibi olmuş çok yetenekli ama bir o kadar da sorunlu özel yaşamı olan Tapia sadece 45 yaşında idi. New Mexico' daki evinde ölü bulunan Tapia alkol, uyuşturucu, bipolar bozukluk ve benzeri sorunlar ile boğuşmasına rağmen profesyonel kariyerini başarı ile sürdürüyordu. Toprağı bol olsun.
Miyvıdır jr, 6 Haziran' da daha önce kesinleşen hapis cezasını çekmek üzere mapushane damlarına düşecek. Çocuklarının annesine şiddet uygulamaktan dolayı 2011 Aralık' ta hakim sevimli kardeşimizi hapse mahkum etmişti. Kaldı ki arkadaş daha önce de aile içi şiddetden dolayı toplum ve para cezasına çarptırılmıştı. Allah kurtarsın, bir de akıl fikir versin.
Lamont Petersen, Amir Khan maçı yalan oldu. Lamont kardeşimiz doping testini geçemedi. Kanında sentetik testosteron çıkan Petersen önceki maçta tartışmalı biçimde Khan' ı yenmişti. Amir de çok istediği rövanşı başka bahara bırakmak zorunda kaldı.
İlk haber biraz üzücü. Paul Williams Atlanta' da geçirdiği motorsiklet kazasında omurgasından ciddi biçimde yaralandı. İlk haberlere göre vücudunun sol kısmı felç olan Amerikalı boksör geçtiğimiz günlerde ameliyat oldu. Eski WBO welter şampiyonu Williams' ın boks hayatı ne yazık ki bitmiş olabilir.
Daha üzücü olan haber aslında biraz da beklenen bir kayıp haberi. Eski şampiyon Johnny Tapia hayatını kaybetti. 5 farklı sıklette kemer sahibi olmuş çok yetenekli ama bir o kadar da sorunlu özel yaşamı olan Tapia sadece 45 yaşında idi. New Mexico' daki evinde ölü bulunan Tapia alkol, uyuşturucu, bipolar bozukluk ve benzeri sorunlar ile boğuşmasına rağmen profesyonel kariyerini başarı ile sürdürüyordu. Toprağı bol olsun.
Miyvıdır jr, 6 Haziran' da daha önce kesinleşen hapis cezasını çekmek üzere mapushane damlarına düşecek. Çocuklarının annesine şiddet uygulamaktan dolayı 2011 Aralık' ta hakim sevimli kardeşimizi hapse mahkum etmişti. Kaldı ki arkadaş daha önce de aile içi şiddetden dolayı toplum ve para cezasına çarptırılmıştı. Allah kurtarsın, bir de akıl fikir versin.
Lamont Petersen, Amir Khan maçı yalan oldu. Lamont kardeşimiz doping testini geçemedi. Kanında sentetik testosteron çıkan Petersen önceki maçta tartışmalı biçimde Khan' ı yenmişti. Amir de çok istediği rövanşı başka bahara bırakmak zorunda kaldı.
27 Mayıs 2012 Pazar
Kobra fena soktu.
Biliyoruz bu arada çok şeyi kaçırmış olabiliriz, mesela Chad the Bad Dawson, Dedeyi yendi, ümidimiz Cotto, Meyvidır karşısında varlık gösteremedi, Marco Huck, Afolabi ile berabere kaldı ama Kobra fena soktu. Maç ile ilgili ön yazıda Bute' nin büyükler arenasında ne yapacağını bilmediğimizi söylemiştik ama Kobra fena soktu. Froch kendi evinde yapılan IBF kemer maçına çok iyi hazırlandığını hep söylemişti zaten ama Kobra fena soktu. Başından sonuna agresif boksu yapan sürekli hücum düşünen ve neredeyse maçın böyle biteceğini biliyormuş gibi dövüşen taraf oydu ve nihayetinde fena soktu. Milyonlarca blog okurunu karşıma almış olabilirim biliyorum ( zira Kanada ve Romanya'da da blog izleniyor) ama Carl hem benim hemşerim hem de çok sevdiğim bir arkadaşım ve Nottingham da yaşadığım dönemde 3 hafta antrenman partnerimdi sonuçta fena soktu. Çok iyi bir maç bekliyordum çünkü iki boksör de keyifli ve açık boksu seven tarzlardı ama bu kadar hızlı bir son beklemiyordum zira Kobra çok fena soktu. Bute saygı duyduğumuz bir adam ve bu işin rövanşı da var ama çok ders almış olmalı diye düşünüyorum keza Kobra, malum fena soktu. '' Bir anlamda yetenek ile azmin mücadelesi'' idi bu karşılaşma, ''çünkü yetenekli solak, atletizmi ve tekniği ile maç öncesi birçoklarının favorisi idi Froch ise bu sıkletin en dirençli veteran boksörlerinden biriydi'' The Ring e göre ama malum Nottingham' dan öyle kolay çıkamazsın artı Kobra fena soktu. Tırnak içinde yer alan ifadelerin Froch için olanlarına bu adamı amatörde dünya 3. sü olduğu dönemden beri izleyen biri olarak kesinlikle katılmadığımı belirtmek isterim kaldı ki Kobra fena soktu. Kendi sıkletinin en iyi jab ları, ortalama üstü el hızı, belki en iyi kondisyonu ve neye dayanarak eksikliğinin söylendiğini bilmiyorum ama Dirrell kadar olmasa da ortalamanın çok üstünde atletizmine sahip boksörü için yeteneğe karşı azmi ile savaşacak tanımlaması bence komikti, malum Kobra fena soktu. Bir tarafta Taylor, Kessler, Ward, Abraham, Dirrell, Jean Pascal, Glen Johnson gibi bu sporun en iyilerine karşı ringe çıkmış, farklı zamanlarda da olsa WBC ve IBF kemerini beline takmış Froch, diğer tarafta çok yetenekli ama yukarıdaki isimlerden sadece Glen Johnson ile maç yapmış Bute. Biri yetenekli, öbürü azimliymiş..Kusura bakma Ring Magazine ama bilmiyorsan söyleyeyim, bizim oralarda bir laf vardır ''Kobra fena sokar''.
21 Mart 2012 Çarşamba
Ben sana daha ne anlatayım?
!!Bunlara insanlık da yaramıyor!! 2007 de David Haye' e nakavtla yenilince ağır sıklete geçen Fransız Mormeck, bu sıklette 4. maçında karşısında küçük Klitçko yu bulunca gayet dostane ve sportmence baktı olaya (bakınız resme). Nihayetinde karşısındaki adam iyi eğitimli, düzgün karakterli, çok iyi bir profesyoneldi. Ha bir de 4-5 kemeri olan ve 8 yıl, 14 maçtır yenilmeyen bir şampiyondu. Kendisinden 20cm uzun ve 15 kilo daha ağır olması ya da uzanma mesafesinin 20 cm daha fazla olması başta dezavantaj gibi görünse de o da bir profesyoneldi sonuçta. İyi mücadele ve doğu bir taktik hazırlık ile gayet de şansı olabilirdi. Ama olmadı, olamazdı zaten. Boksun temel vuruşlarını mükemmele yakın tatbik eden, fiziki avantajlarını azami ölçüde kullanan rakibine karşı varlık gösteremedi ve 4. raundda önce kumsalda küçük bir çocuğun özensiz, beceriksiz elleriyle yaptığı kumdan bir kale gibi dağıldı, sonra da çiklet gibi yapıştı yere Jean-Marc. Üstelik tüm bunlara sebep olan basit bir sol-sağ kombinasyonu idi. Basit iyidir -simple is good- derdi her daim her antrenmanda büyük hocamız S.Onals hafif kırık Michigan aksanı ile.
6 Mart 2012 Salı
Floyd kardeş, biraz bülten çalış, bülten..
Floyd Mayweather Jr kardeşimiz, ki kendisini pek severiz, kumar sevdasına 1 melyon doları buharlaştırmış. NCAA takımlarından Duke ile North Carolina arasında oynanan maça Duke lehine tam 990000 $ yatıran Miyvıdır, maçı North Carolina 18 sayı farkla kazanınca kendini yitirme noktasına gelmiş. Belli ki kazandığı paraları daha akıllı yatırımlar ile değerlendirmesi uygun olacak ama kendisi bu yolu uygun görmüş sonra da haberin yayılmaması için bahisçilerden ricacı olmuş ama durur mu mineapolis magazin muhabirleri, hemen patlatmışlar haberi. Floyd a biraz da iddaa bülteni okumasını, olmadı nalkaponu arayıp ata yatırım yapmasını öneriyoruz, her yerinden öperiz.
3 Mart 2012 Cumartesi
Bute' ye bak sen, cesur çocukmuş.
Bute yi geçmişte biraz eleştirmiş olabiliriz, büyük maç yapmıyor diye ama biraz utandırdı bizi kerata. Geçtiğimiz günlerde Carl Froch, menajeri vasıtası ile yaptığı açıklamada Mayıs ayı sonunda gerçekleşmesi muhtemel Froch-Bute maçının müjdesini verdi. İşin daha da güzel tarafı
maçın rövanş opsiyonunun bulunması. İlk maç İngiltere' de yapılacak. Bu bile Bute' ye olan saygımızı arttırdı. Malum kendisi Kanada vatandaşı olup bugüne kadar Kuzey Amerika ve asıl ülkesi Romanya dışında hiç ringe çıkmamıştı. Bute cephesi henüz maç ile ilgili bir açıklama yapmadı. Carl ''The Cobra'' Froch ise oldukça heyecanlı göründü yaptığımız sohbette ve şu cümleler döküldü dudaklarından; abi biliyorsun süpersix de Ward a kaybedince biraz moralim bozuldu ama çok da üzülmedim nitekim adam iyi boksör artı benden çok daha iyiydi o gün. Super six turnuvası çok büyük bir tecrübe oldu, belki kazanamadım ama en iyilerden biri olduğumu kanıtladım. Bute çok iyi bir boksör ona ve ekibine çok saygı duyuyorum, maçın ayarlandığını duyunca çok heyecanlandım ve hala heyecanlıyım. Hiçbir zaman mücadeleden kaçmadım ve böyle büyük boksörlere karşı ringe çıkmak her zaman büyük keyif, maçın sonucu ne olursa olsun.
Muhtemelen 26 Mayıs' ta yapılacak büyük maçta Bute IBF supermıddleweight kemerini ortaya koyuyor. Maçın rövanşı ise Kanada' da yapılacak. Bute, sıkletin en iyi 2-3 boksöründen biri şu anda ama rüştünün ispatı için ilk adımı bu maçla atacak. Sonrasını bilemeyiz ama açıkçası Andre Ward, Mikkel Kessler ve hatta sağlıklı bir Andre Direll ile ringe çıkmadan ''en iyi'' ünvanını alması zor görünüyor.
28 Şubat 2012 Salı
Marco Paşa, kendin kaşındın..
Marco Huck, kruvazör sıklette rakipsiz hissetmiş olacak ki bir de ağır sıklete geceyim dedi. Ancak sonuc pek istediği gibi olmadı. Daha önce kruvazör sıklette kemerini 8 kez basarı ile koruyan Huck ( ki bence Lebedev macı ortadaydı), ağır sikletin yenilgisiz adamlarından Alexander Povetkin karşısına çıktı. Hafta sonu yapılan macı doğal olarak sonradan izleme şansımız oldu. Kendisinden yaklaşık 10 kg daha hafif rakibi karşısında Povetkin baslarda üstünlük sağlamaya çalıştıysa da pek başarılı olamadı. Nitekim stilini, hocasını beğenmesek de Hırvat asıllı Alman Huck iyi boksördür. Nispeten ağır rakibine karsı iyi yumruklar çıkaran Huck ilk 3 raund üstündü. 4. Raund itibari ile vücuda çalısmaya başlayan Rus Povetkin dengeyi yakalayıp sonraki rauntlarda ise rakibinin kaşında bir miktar hasar bıraktı. Videoda izlenen son raund ise macın belki de kayda deger tek raundu oldu. Her iki boksör de macın kafa kafaya gittiğini bildiklerinden tüm güçleri ile saldırdılar. Nitekim kondisyonu biraz daha iyi görünen Huck son 30 saniyede neredeyse Rus rakibini indirecekti ama olmadı. Mac bir 20 saniye daha uzun olsa muhtemelen Huck kazanirdi ama süre yetmedi. Malum bir raund 3 dakika sürüyor. Sonuçta bir hakem beraberlik, iki hakem de puanları Povetkin' e verince maçı kazanan Rus kardeşimiz, WBA ağır sıklet kemerini beline taktı. Maç sonrası Povetkin, rakibini hafife aldığını, maça çok da konsantre olmadığını söyledi. Huck ise maçın sonunda rakibinin ayakta duracak hali olmadığını belirtirken, Alexander Povetkin' in hakemlerin şampiyonu olduğunu söyleyerek sonuçtan duyduğu memnuniyetsizliği ifade etti. Huck' un köşe adamı Wegner ise ( yine mi sen Ulli) hakemlerin 12. raund sonunda Povetkin' e sayması gerektiğini buyurdu. Bu sonuçla Povetkin yenilmezliğini sürdürürken, karşısına bir Kliçko yu alacağı maça ulaşmış oldu. Marco Paşa' ya ise ''ait olduğun yere dön paşam'' mesajı gelmiştir herhalde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




